Hakkında The House of the Devil
Ti West'in yönettiği 2009 yapımı The House of the Devil, izleyiciyi 1980'lerin retro atmosferine davet eden bir korku ve gerilim şaheseridir. Film, maddi sıkıntılar çeken üniversite öğrencisi Samantha'nın (Jocelin Donahue), tam bir ay tutulması gecesinde tuhaf bir bebek bakıcılığı işini kabul etmesiyle başlar. Ulaştığı izole malikâne ve gizemli ev sahipleri Bayan (Mary Woronov) ve Bay Ulman (Tom Noonan), işin hiç de göründüğü gibi olmadığını hissettirir.
Ti West, filmde kasıtlı olarak yavaş tempolu bir gerilim inşa eder, klasik korku sinemasına saygı duruşunda bulunur. Görsel estetik, müzik seçimleri ve sinematografi ile 80'lerin B tipi korku filmlerinin ruhunu başarıyla yansıtır. Jocelin Donahue'in naif ve güçlü performansı, karakterin çaresizliğini ve mücadelesini inandırıcı kılar. Yardımcı oyuncuların ürkütücü ve belirsiz tavırları ise gerilimi son ana kadar diri tutar.
Filmin gücü, açık saçık şiddet sahnelerine başvurmak yerine, izleyicinin içinde büyüyen bir tedirginlik ve beklenti duygusu yaratmasından gelir. Son perdede patlayan olaylar ise şok edici ve unutulmazdır. The House of the Devil, modern korku sinemasında 'less is more' (az çoktur) felsefesini benimseyen, stil sahibi ve etkileyici bir yapım. Gerilim sevenler ve retro korku tutkunları için kaçırılmaması gereken, Türkçe dublaj seçeneğiyle de keyifle izlenebilecek bir film.
Ti West, filmde kasıtlı olarak yavaş tempolu bir gerilim inşa eder, klasik korku sinemasına saygı duruşunda bulunur. Görsel estetik, müzik seçimleri ve sinematografi ile 80'lerin B tipi korku filmlerinin ruhunu başarıyla yansıtır. Jocelin Donahue'in naif ve güçlü performansı, karakterin çaresizliğini ve mücadelesini inandırıcı kılar. Yardımcı oyuncuların ürkütücü ve belirsiz tavırları ise gerilimi son ana kadar diri tutar.
Filmin gücü, açık saçık şiddet sahnelerine başvurmak yerine, izleyicinin içinde büyüyen bir tedirginlik ve beklenti duygusu yaratmasından gelir. Son perdede patlayan olaylar ise şok edici ve unutulmazdır. The House of the Devil, modern korku sinemasında 'less is more' (az çoktur) felsefesini benimseyen, stil sahibi ve etkileyici bir yapım. Gerilim sevenler ve retro korku tutkunları için kaçırılmaması gereken, Türkçe dublaj seçeneğiyle de keyifle izlenebilecek bir film.


















